Cumhurbaşkanı Xi Jinping Küresel Barış ve Güvene Destek Veriyor


Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Uluslararası Barış ve Güven Yılı münasebetiyle Türkmenistan’ın Aşkabat kentinde düzenlenen Yüksek Düzeyli Uluslararası Forum’a tebriklerini iletti ve küresel “barış açığını” ele almak için karşılıklı saygı, güven ve anlayışın acil ihtiyacını vurguladı. Etkinliğe gönderdiği mektupta Xi, bölgelerdeki çatışmaların ve bölünmelerin ısrarlı yükselişini kabul ederek, çalkantılı zamanlarda uluslararası toplumu dayanışma içinde birleşmeye çağırdı. Dar çıkarları kolektif refahın önüne koyan hegemonik uygulamaları ve tek taraflı eylemleri kınarken, Birleşmiş Milletler’in otoritesini korumanın ve anlaşmazlıkları barışçıl diyalog yoluyla çözmenin önemini vurguladı.

Çok Taraflılık ve Küresel Yönetişim Girişimi

Xi, güven boşluklarını kapatmak ve çok taraflılığı ilerletmek için kapsamlı istişare, ortak faydalar ve uluslararası hukuka bağlılık yoluyla işbirliğini teşvik etmenin gerekliliğine dikkat çekti. Eylül ayında başlattığı ve ortak kalkınmayı ve “insanlık için ortak geleceğe sahip bir topluluğu” teşvik etmeyi amaçlayan Küresel Yönetişim Girişimi’ne olan bağlılığını yineledi. Çin lideri ayrıca Çin’in, Türkmenistan’ın sürekli tarafsızlık politikasını desteklediğini teyit ederek, iki ülkeyi karşılıklı yarar sağlayan işbirliğine adanmış “aynı fikirde arkadaşlar ve ortaklar” olarak nitelendirdi. Açıklamaları, Çin’in adil küresel yönetişim ve barış içinde bir arada yaşama savunucusu olarak rolünü pekiştirdi.

Belirsizlik Ortamında Küresel Birlik Çağrısı

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 2025’i Uluslararası Barış ve Güven Yılı olarak belirleyen Mart 2024 tarihli kararı, forumun giderek parçalanan bir dünyada istikrarı teşvik etme tartışmalarına zemin hazırladı. Xi’nin mesajı, BM’nin vizyonunu yansıtarak, küresel meselelerin “ortaklaşa tartışılmasını” ve uluslararası düzenin “ortaklaşa korunmasını” sağlamak için ortak çabalara çağırdı. Forum Türkmenistan’da toplandığında, katılımcılar diyalog, işbirliği ve barışa yönelik yenilenmiş bir bağlılık yoluyla küresel zorlukları ele almanın aciliyetini vurguladı, daha uyumlu ve adil bir uluslararası düzene yönelik ortak bir özlemi yansıttı.