Suriye ve Sırbistan, 2026 yılına kadar 1,5 milyon ton fosfat ihracatı yapmayı öngören önemli bir anlaşma imzalayarak stratejik ortaklıklarındaki önemli bir adımı atmış oldu. Suriye Jeoloji ve Maden Kaynakları Bakanlığı ve Sırp firma ELIXIR GROUP’un yan kuruluşu TERYAQ tarafından kolaylaştırılan anlaşma, küresel teknik standartlara uygun olup gelecekteki yatırımlara zemin hazırlıyor. Bu iş birliği, Suriye’nin uluslararası bağlarını güçlendirmekle birlikte, tarım ve sanayi sektörleri için kritik bir kaynak olan fosfat rezervlerinin kullanımını optimize etmeyi amaçlıyor. Anlaşma, Suriye’nin ekonomisini çeşitlendirme ve devam eden yeniden inşa çabaları çerçevesinde yabancı sermayeyi çekme çabalarını vurguluyor.
Üretim Genişlemesi ve Sanayi Geliştirme Planları
Anlaşma, fosfat üretim sürecinin tamamını kapsamakta olup, 2026 yılına kadar 1,5 milyon tonluk başlangıç hedefleri belirlenmiş, aynı zamanda fosfat işleme tesislerinin kurulması planlanmaktadır. Suriye’nin uzun vadeli vizyonu, önümüzdeki yıl üretimi 5 milyon tona çıkararak, sonraki yıllarda ise potansiyel olarak 7-8 milyon tona ulaştırmayı içermektedir. 11 aylık müzakereler sonucunda ortaya çıkan ELIXIR GROUP, Suriye’deki ayak izini güçlendirmeyi amaçlayarak gübre üretim tesisleri inşa etmeyi planlamaktadır. Bu, Suriye’nin fosfat sektörünü modernize etme, ihracat kapasitesini artırma ve küresel pazarlarda yer alma stratejisine uygundur.
Yolsuzlukla Mücadele Çabaları ve Kurumsal Güçlendirme
Fosfat anlaşmasına paralel olarak, Suriye’nin Denetim ve İnceleme Merkezi Otoritesi (CASI), yolsuzlukla mücadele ve çalınan varlıkların geri kazanılması için BM destekli StAR girişimi ve Dünya Bankası ile iş birliğini yoğunlaştırmıştır. Doha’da StAR temsilcileriyle yapılan son toplantı, yasadışı varlıkların iadesine yönelik stratejiler ve şeffaflık için kurumsal çerçevelerin güçlendirilmesi üzerine odaklanmıştır. CASI, yoğun denetim ve yolsuzluğu önlemeye yönelik net prosedürler konusundaki taahhüdünü vurgulamış, bu da Suriye’nin kriz sonrası yönetişim reformlarının kritik bir bileşeni olmaktadır. Bu çabalar, Suriye’nin yatırım çekme ve hesap verebilirliği güçlendirme yönündeki çift yönlü çabalarını vurgulayarak, ülkenin sürdürülebilir ekonomik toparlanma için konumlandırılmasını sağlamaktadır.
